Eğitim-İş üyesi öğretmenler, Bandırma Demokrasi Platformu tarafından 12 Eylül askeri darbesinin yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen basın açıklamasına katıldı. Öğretmenler, daha sonra basın mensuplarıyla bir araya gelerek eğitim alanındaki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tatlısu Küçükbakraç Çınar Ağacı Restaurant’ta gerçekleştirilen toplantı, Eğitim-İş Bandırma Şube Başkanı Serdar Polat’ın ev sahipliğinde yapıldı.

 

Eğitim-İş Temsilcisi Özgür Aras, toplantıya ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

 

"Eğitim-İş Balıkesir Şubesi ve temsilcilikleri olarak, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde eğitim alanında yaşanan sorunları değerlendirmek ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritamızı belirlemek amacıyla Bandırma'da bir araya geldik. Bandırma Demokrasi Platformu tarafından 12 Eylül darbesinin yıl dönümü nedeniyle gerçekleştirilen basın açıklamasına katıldıktan sonra basın mensuplarıyla bir araya gelerek yeni eğitim öğretim yılıyla birlikte eğitim emekçilerinin, öğrencilerin, velilerin ve okullarımızın karşı karşıya kaldığı ihtiyaç ve sorunları, bunlara ilişkin çözüm önerilerimizi paylaştık. Eğitim-İş olarak kamusal, laik, bilimsel ve karma eğitim anlayışının egemen olduğu, Cumhuriyet'in ışığında ilerleyen ve ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşıyacak bir eğitim öğretim yılı diliyoruz."

Toplantıda Eğitim-İş Balıkesir Şube Başkanı Yakup Tekin Efe ile ilçelerden gelen şube başkanları yer aldı. Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde öğretmenlerin taleplerinin değerlendirildiği buluşmada, eğitim alanında yaşanan sorunlar ve kamu emekçilerinin ekonomik kayıpları gündeme geldi.

Efe, toplantıda yaptığı değerlendirmede eğitim gündemine ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“2026-2027 eğitim-öğretim yılı, halkın yaşam koşullarının ağırlaştığı bir ekonomik ortamda başlamaktadır. Emekçilerin gelirleri temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmezken barınmadan beslenmeye, ulaşımdan eğitime kadar bütün zorunlu harcamalar aile bütçeleri üzerinde ağır bir yük oluşturmaktadır. Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okul önlüğü üzerinden yeniden gündeme getirilen kılık kıyafet tartışmaları, eğitimin gerçek sorunlarını perdelemektedir. Çocukların açlığı, okulların temizliği, kalabalık sınıflar,norm fazlası öğretmen mağduriyetleri, eğitim maliyetleri ve okulların fiziki yetersizlikleri ortadayken öğretmenin ne giydiğini eğitim sorunu haline getirmek kabul edilemez. Öğretmenleri velilerle ve toplumla karşı karşıya getiren, öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran söylemlerden vazgeçilmelidir. Eğitim sorunlarının sorumlusu öğretmenler değildir; eğitim politikalarını belirleyen siyasi iktidardır. Vergi sistemi de kamu emekçileri açısından büyük bir adaletsizlik üretmektedir. Henüz maaşlarını almadan vergileri kesilen kamu emekçileri, yıl içerisinde yükselen vergi dilimleri nedeniyle giderek daha fazla kayba uğramaktadır. Eğitim İş olarak kamusal, laik, bilimsel, karma, Cumhuriyetin ışığında bir dönem ve ülkemizin daha aydınlık yarınlara ulaşacağı bir eğitim öğretim yılı diliyoruz.”